Köşe başında ağlamaklı küçük bir çocuk; kelimeleri çiğnemeden konuşanları, kararmış gözlerle bakıp çatallı dillerini çıkaranları, sinekler gibi savrulanları gördü...
Kelimelerini çiğnemeden yutuyordu ve kusuyordu, salyalarını akıtıyor ve sinekler gibi savruluyordu.
Kelimelerin benliklere işlediği an'larda inancını kaybediyordu. Oysaki küçük çocuk; bir dağ parçasının arkasından gelen sisli ışık süzmesine bakıyordu.
Uyandığında...
Odasının penceresine yöneldi ve pencereyi açtı. Güneşe baktı öylece sonra yollarda savrulan insanlara
Ve anladı ki...
Güneş ayırt etmeden hepsini ısıtıyordu.
02.29
20 Ekim 2008 - P.tesi.
Kelimelerin benliklere işlediği an'larda inancını kaybediyordu. Oysaki küçük çocuk; bir dağ parçasının arkasından gelen sisli ışık süzmesine bakıyordu.
Uyandığında...
Odasının penceresine yöneldi ve pencereyi açtı. Güneşe baktı öylece sonra yollarda savrulan insanlara
Ve anladı ki...
Güneş ayırt etmeden hepsini ısıtıyordu.
02.29
20 Ekim 2008 - P.tesi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
UNUTMAYIN ÖFKE BİR YÜKTÜR.