FISILTILAR


-Fısıltılar- dönüyor gecenin karanlığında, radyonun sesinde, kültablosundaki yanmış izmaritlerde ve parça parça olmuş kağıtlarda...

Fısıltılar var bu gece, bu masanın çevresinde.

01:19 P.tesi / 09 ağustos 2010.

O' AN


Köşe başında ağlamaklı küçük bir çocuk; kelimeleri çiğnemeden konuşanları, kararmış gözlerle bakıp çatallı dillerini çıkaranları, sinekler gibi savrulanları gördü...
Kelimelerini çiğnemeden yutuyordu ve kusuyordu, salyalarını akıtıyor ve sinekler gibi savruluyordu.
Kelimelerin benliklere işlediği an'larda inancını kaybediyordu. Oysaki küçük çocuk; bir dağ parçasının arkasından gelen sisli ışık süzmesine bakıyordu.
Uyandığında...
Odasının penceresine yöneldi ve pencereyi açtı. Güneşe baktı öylece sonra yollarda savrulan insanlara
Ve anladı ki...
Güneş ayırt etmeden hepsini ısıtıyordu.
02.29
20 Ekim 2008 - P.tesi.

GARİP BİR HAL


Neredeyse iki yıl oldu o tarafa geçmeyeli. Evet, bazen geceleri düşünüyorum geçmişi. Ve diyorum ki; geçmişi özledim, çoğu insan geleceği beklerken ben senin gibi geçmişimi özlüyorum.

(03 Ağustos 2011, 23:46)

UZAKLAŞMAK LAZIM


Geceyi, gündüzün yırtmasını bekleyen, umarsız ve hayalsiz adamın gölgesinden uzaklaşmak lazım.

Toprağın kukusundan mahrum, tembel ve aç gözlü kadının nefesinden uzaklaşmak lazım.

Sokaklar da koşmayan bencil ve öfkeli çocuğun düşüncelerinden uzaklaşmak lazım.

Gölgelerin sardığı, sineklerin konduğu, duvarları yıkmak lazım.

04:39 - 13 Ağustos 2010

ShareThis

  © Mutfak Zili by mutfakzili.blogspot.com 2009

Back to TOP